Çocuklarla Öğrenmek

Sesleri anlamak

11/02/2014

Bebekler çok erken zamandan itibaren çeşitli sesler çıkarmaya başlarlar. İlk 4 ayda ünlü harfler ve k, g,b gibi sessiz harflerden oluşurken, sonraki aylarda ma, da, ba gibi iki harfli sesler çıkarmaya başlarlar. 10 aydan itibaren de yavaş yavaş hece tekrarlarına ve ilk yaş günü civarında da ilk kelimelerini söylemeye başlarlar. Biz büyüklerin hevesle beklediği konuşma sürecine de böylece ilk adımları atmış olurlar. Bence bu konudaki en önemli sorulardan biri, çocukların ilk sene içinde bu sesleri çıkarmaya başlamadan ne kadar anlayabildiği. Farklı sesleri ayırt edebiliyorlar mı? Peki farklı dili konuşacak olan çocuklar sadece kendi dillerindeki sesleri mi anlayabiliyorlar?

Bu sorular ilk kez 70li yılların başında sorulmaya başlamıştır. Bebeklerin bir çok farklı sesi, hatta kendi dillerine özgü olmayan akustik ses farklılıklarını bile ilk 6-7 ay içinde ayırt edebildikleri bulunmuştur. Örneğin, Japonca’da olmayan /r/ ve /l/ sesi ayrımını Japon bebekler ilk 7 ay içinde yapailmektedirler. Aynı şekilde British Colombia Üniversitesi’nden Janet Werker, Hintçe’de bulunan farklı /da/ sesindeki tonlamaların Amerikalı 6-8 aylık bebeklerin, Hintli bebeklerin ve Hintli yetişkinlerin ayırt edebildiğini göstermiştir. Ancak, Amerikalı yetişkinler bu farklı tonlamaları ayıramamaktadır. Bu araştırmalar bize çocukların ilk yıllarında evrensel bir şekilde farklı sesleri ayırt edebildiğini göstermektedir. Bu konudaki diğer bir güzel araştırma da sesleri ayırt etmenin kelime kullanımına etkisi üzerinedir. Washington Üniversitesi’nden Pat Kuhl ve arkadaşları, kendi anadillerindeki sesleri erken ayırt eden çocukların, 13, 16 ve 24 aya geldikleri zaman kelime anlama, kelime üretme ve cümle kalıpları anlamayı daha iyi yaptığını ortaya koymuştur.

Bütün bunlar gösteriyor ki, çocuklar dünyaya herhangi bir dili öğrenmeye açık şekilde gelirler. Daha sonra çevrelerinde konuşulan dilin seslerine odaklanıp diğer sesleri geri plana atarlar. Buna “kullan ya da kaybet” mekanizması da diyoruz. Aynı şekilde bebeklerin beyinlerindeki nöronlar da kullanıldıkları zaman aralarındaki iletişimi arttırır. Buna karşın, sesleri belli bir yaştan ayırt edememeleri örneğinde olduğu gibi beyindeki kimi bağlantılar da pekiştirilmez. Burada yazdığımız ana dili öğrenme sürecini iki dillilik için de tartışabiliriz. Bu da başka bir yazının konusu olsun!

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: